Kimdir bu Henri BARKEY?

ABD’deki Lehigh Üniversitesi akademisyenlerinden Türkiye uzmanı Henri Barkey, üzerinden bir yıl geçmesine karşın darbe girişiminin gizemini koruduğunu yazdı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Washington Post’ta bir yazı kaleme alan Barkey, Shakespeare’in ‘Hamlet’teki “Çürümüş bir şeyler var Danimarka Krallığında” sözleriyle başladığı yazısında “Aynı şey darbe girişiminin birinci yılında Türkiye için de söylenebilir” ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminin ‘Amatörce’ olduğunu ve çabuk söndüğünü dile getiren Henri Barkey, 15 Temmuz gecesi yaşananları ‘Belirsiz, Kafa karıştırıcı ve Çelişkili’ diye niteleyerek şimdiye kadar açıklanan bilgilerin tutarsız ve inanması zor olduğunu savundu.

‘TÜRK ORDUSU NASIL DARBE YAPACAĞINI BİLİYOR’

Askerlerin birçoğunun neler yaşandığından haberinin olmadığını kaydeden Henri Barkey, “Türk Ordusu nasıl darbe yapılacağını biliyor. Geriye dönüp bakacakları dört başarılı ve iki de başarısız darbe örneği var. Ancak bu kez, geleneksel sabahın erken saatleri yerine, İstanbul gibi canlı bir kentte, cuma akşam saatlerini seçtiler. Askerler Boğaziçi Köprüsü’nü kapattı ama anlaşılmaz şekilde sadece bir taraftan. Hükümet makamını işgal etmek ya da başbakan ve diğer üst düzey yetkilileri yakalamakla uğraşmadılar bile. Askerler mesajlarını yaymak için çok az izlenen devlet televizyonunu seçti. Genel olarak orduya emir, çok az güvenilirliği olan alt düzey bir general tarafından imzalandı.” dedi.

‘EN BAŞINDAN BERİ TUZAK OLABİLİR’

Henri Barkey, “Bütün bunları Gülencilerin darbeye karışmadığını söylemek için yazmadım. Bazı Gülenciler askeri üslerin içinde ve yakınlarında görüldü. Eğer karışmışlarsa, Gülen’in kendisinin bunun bildiği de büyük ihtimal. Ancak yine de tüm operasyondaki sakillik ve darbeyi önleyebilecek olanların verdiği ilk uyuşuk tepkiye bakılırsa, bunun en başından beri bir tuzak olduğu ihtimali ortaya çıkıyor.” diye ekledi.

‘PARANOYAK SİYASET TARZI KURUMSALLAŞTI’

Darbe girişimi için ‘Erdoğan’ın muhaliflerinden kurtulmasını sağlayan bir karşı darbe’ nitelemesini kullanan Barkey, “Bu süreçte, orduyu savaşma kabiliyetini aşındırdı, onbinlerce masumu, bazı en iyi ve en parlak beyinleri hapse attı ve düşmanlarıyla karşıtlarının vatan haini olduğu paranoyak bir siyaset tarzını kurumsallaştırdı. Bu, sonunda Türkiye’ye iyi gelmeyecek” dedi.

İyi de bu kadar lafı eden aslında Henri Barkey gerçekte Kim?

Henri Barkey, Aslen İzmirli bir Musevi. İstanbul doğumlu olduğu için Türkçeyi Anadili düzeyinde konuşabilen CIA’in gizli elemanı .Zira Eşi Elen Barkey’de CIA’nın üst düzey yetkilisiydi. Hemen söyleyeyim, Henri Barkey’in FETÖ aşkı elbette ki tesadüf değil. Zira Terörist başı Fetullah Gülen’in yeşil kart alması için bizzat referans olan Henri Barkey “Ilımlı İslam” teorisyenlerinden.

Henri Barkey, Fetullah Gülen’e bağlı Rumi Forum’un organizasyonlarında da profesyonel olarak görev yaptığı gibi Gülen’in ABD’de oturum izni alması için referans olan isimlerden eski CIA çalışanı Graham Fuller’in de yakın arkadaşı. Henri  Barkey’in “Gülen’in CIA ile hiçbir bağlantısı yok” açıklaması yapması da bu yüzden.

Aynı keza CIA’nın Türkiye şefi olduğu dönemde de “Olası bir erken seçimde HDP baraj altında kalırsa İstanbul,Adana ve Mersin’de büyük olaylar yaşanacak” diyen kişidir Henri Barkey.

Türkiye’deki darbe girişiminden iki gün önce 13 Temmuz 2016’da Amerikan Kongresi Dış İlişkiler Komisyonunda düzenlenen oturumda ana gündemlerden birinin Fethullah Gülen olduğu oturumda konuşmacılardan birisi de 15 Temmuz FETÖ Darbe kalkışmasında İstanbul BüyükAda’da olan eski CIA Danışmanı Henri Barkey’dir. Oturumu yöneten Dana Rohrabacher’in “Bu mesafeden baktığımda Gülen hareketi ülkemizdeki, kurucu atalarımız zamanına giden Mason örgütlenmesi gibi görünüyor. Atalarımız idealist insanlardı. Dediğim gibi rotari kulübü” demesi ve Henri Barkey’in orada olması dikkat çekicidir!

Henri BarkeyAtatürk Havalimanı kayıtlarına göre de Henri Barkey 15 Temmuz günü saat 10.24’te İstanbul’a geldi, 19 Temmuz saat 04.05’te çıkış yaptı. İstanbul’da BüyükAda’da Splendid Otelinde görüştüğü 17 kişilik gizemli isimler arasında Uluslararası Kriz Grubu’ndan İran uzmanı Ali Vaiz, Mısırlı araştırmacı Ahmed Morsy, ve FETÖ’den tutuklanan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyelerinden Bayram Sinkaya da bulunuyor.

Henri Barkey’in Otel yetkilisine O gün “Saat 16.00’da ve 18.00’de CNN International ve Amerika’nın Sesi’ne canlı bağlantı yapacağım. Bana gerekli altyapıyı sağlar mısınız?” dediğini bildiğimize göre şimdilerde ise darbe girişiminin gizemini koruduğunu ifade etmesi muhtemeldir ki biz CIA olarak nasıl başarısız olduk sorusunun cevabını hala bulamadıklarını gösteriyor. Zira Tankların uçakların ve helikopterlerin önünde silahsız bir şekilde nasıl can siparene bir şekilde vatan evlatlarının darbeye karşı durduklarını hala çözememişler! Ama öte yandan da “Bu,Başarısız Darbe girişimi Türkiye’ye iyi gelmeyecek!” diye tehdit etmekten de geri durmuyor!

15 Temmuz 2016’da Splendid Otelinde ki toplantıya katılanlardan Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programında görevli Ellie Geranmayeh Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Sokağa çıkın’ çağrısından sonra 00.33’teki Twitter mesajında “Erdoğan, Facetime’dan CNN Türk’e bağlanıp halkın sokağa çıkmasını istedi. Bu sırada kendisi güvenlik için komşu bir ülkeye gidiyor” dediğini de hatırlatalım.

Geranmayeh’in, bundan sadece 7 dakika önce “Türkiye uzmanı Henri Barkey’le birlikteyim. Kendisi birçok şeyin Erdoğan ve başbakanın tutuklanıp, tutuklanmamasına bağlı olduğunu söylüyor. Darbenin gerçekliğini tespit etmek için zamana ihtiyaç var” demesi ise 15 Temmuz’un başarılı olup olmadığını o an hala bilmediklerini gösteriyor.

Henri Barkey,19 Temmuz’da otelden ayrılırken resepsiyoniste üzerinde Pensilvanya yazılı bir çan bırakması, Ve Henri Barkey oteldeki bir garsona “Türkiye’ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı” demesi CIA-Pensilvanya ortak girişimi bir Darbe girişimi olduğunu göstermiyor mu?

Henri Barkey’in görüştüğü isimlere ve uyruklarına dikkat etmenizi istiyorum.Zira Darbe Sonrası senaryoların nasıl işletileceği yerinde tespit edilerek uygulama safhasına geçileceği görmemek herhalde büyük hata olur!

ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Woodrow Wilson International Center for Scholars’ta Ortadoğu Programı Direktörlüğünü de yürüten Türkiye uzmanı Henri Barkey, daha önceleri Paralel Yapı konusunda üç maymunu oynarken şimdi de 15 Temmuz 2016’da ki FETÖ Darbe girişimi için üç maymunu oynuyor ve darbe girişiminin gizemini koruduğunu yazıyor.İNANALIM MI?!

Henri Barkey’i biraz daha incelersek! Amerikan Dışişleri Bakanlığında Türkiye, Kıbrıs ve Irak konularında uzman olarak çalıştığını, Graham Fuller’le birlikte Kürt Sorunu adlı kitabı yazdığını, PKK’nın Türkiye ve diğer üç bölge ülkesinden (İran, Irak, Suriye) toprak kopararak bağımsız Kürt devleti kurma projesine “Büyük, Küçük bölge ülkeleri Kürt taleplerini dikkate almalı” diyerek örtülü biçimde destek verdiğini görürüz.

Henri Barkey’in PKK Terörist başı Abdullah Öcalan’ın 1998’de Suriye’den çıktıktan sonra onunla görüşmek üzere Graham Fuller’le birlikte Roma’ya gittiğini, PKK’nın ABD’deki temsilcisi Kani Gulam’a Öcalan’ın İtalya’da kalması için referans mektubu yazdığını da biliyoruz.Aynı zamanda Henri Barkey, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Washington’da yaptığı basın toplantısında da yer aldığını biliyoruz. Bu arada 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi öncesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da boy gösterdiğini unutmayalım.

Henri Barkey, şimdilerde “Amerika’da kimse ‘FETÖ’nün terör örgütü olduğuna inanmıyor” tezini ortaya sürüyor ve 15 Temmuz gecesi yaşananları ‘Belirsiz, Kafa karıştırıcı ve Çelişkili’ olarak ifade ediyor ve Türkiye’yi üstü kapalı tehdit etmekten de geri kalmıyor. PKK terörüne örtülü destek veren, “Erdoğan’ın sonu geldi” diye yazılar yazan bir ABD derin devlet figürünün haliyle 15 Temmuz’un seneyi devriyesinde FETÖ’ye terör örgütü dememesine de şaşmamalı.

Henri Barkey’in 25 Eylül 2017’de IKBY’nin Bağımsızlık Referandumu için destek vermeyeceğini beklemek ise büyük hata olur. Zira, Henri Barkey’in 2015’de “Kürtler bağımsız bir devlet istiyorsa kim onlara hayır diyebilir?” dediğini de unutmayalım. Mamafih, İsrail’in de desteklediği IKBY’nin Bağımsızlık Referandumu Büyük İsrail Projesi için onlara göre büyük bir adım….

Share
Share