Kaptan…

Bundan tam bir ay önce İstifa,İstifa,İstifa…. dediğimde hatta ondan önce de 19 Ağustos’da Sakın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdogan’a anlatmayın! dediğim makalede de değişimin zorunluluğundan ve zorluğundan bahsetmeye çalıştım, Ve bu değişimlerin olması gerektiğini de ısrarla vurguladım.Sorun sadece Ak Parti değil, Sorun Türkiye dedim…

Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlarının ve İl ve İlçe Teşkilat Başkanlarının istifalarını kibar bir dille “Metal Yorgunluğu” olarak adlandırmasına hiç bir Makam sahibi üstüne almadı! Hatta öyle bir durum oluştu ki, Makam sahiplerinin tamamı birbirlerine bakıp, “Hayır, Bana değil sana söylüyor!” triplerine girdi.

Kerameti kendisinde arayan siyasiler kendilerini Ak Partinin ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üstünde gören tavırlarda bulundular. Hatta o kadar ki Balıkesir Büyükşehir Belediye Eski Başkanı Ahmet Edip Uğur, Makam gidince anında Ak Parti’den de istifa etti. İstifa açıklamasında dikkat ederseniz “Külli İrade ile gidiyorum!” diyerek Cumhurbaşkanımız ve  Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a meydan okudu. Ama gelin görün ki Ahmet Edip Uğur’un, Belediye Başkanı iken makamına salavatla girilmiyor muydu? Makam gidince akıtılan gözyaşlarının aslında DAVA UĞRUNA DEĞİL,MAKAM İÇİN olduğu hissini bir çoğumuza hissetmedi mi?

İstifa süreçlerinde hatırlayın!

Yaklaşık her bir Belediye Başkanının “Hadi İstifa Et,Artık” telkinlerine yaklaşık olarak 20 gün ayak diremesine ve bu istifa sürecini savuşturma çabasına şahit olmadık mı?

Neden Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözü emir telakki edilip bir anda istifalar gelmedi?

Gemi Kaptanının emirlerine rağmen yağcısı, çarkçısı,tayfası kendilerine göre yeni planlar yapmaya devam ediyor! Her yapılan yanlış daha sonra tekrar Gemi Kaptanının düzeltmesi ile son buluyor! Şöyle ki;

Belediye Başkanlarının ve İl ve İlçe Başkanlarının istifa süreçleri bana göre doğru yönetilemediği gibi Ak Parti içerisinde ki güçler savaşını da aslında ortaya koydu. Zira, Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri maalesef uzun yıllar birlikte çalıştığı kurmayları tarafından dikkate alınmadı! Neden o kadar İstifalar sürünceme de bırakıldı?!

Bugün Döviz’in ne zaman yükseliş trendine girdiğine baktığınızda ise Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın MTV ve Torba Yasa ile açıklamalarıyla bu yukarı hareketin başladığını görüyoruz! Hatta görünürde sadece MTV zam oranları gibi görünen yasal düzenlemeyi MTV diye yazılır! RANTİYECİ Torba Yasa diye okunur! diyerek eleştirmiştim. Netice itibariyle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahalesi ile sorun bir nebze çözülmüş olsa da, Döviz’in yukarı seyrinin hızlanması için yeterliydi. 1 Ocak 2018’den itibaren ise döviz’de ki bu yukarı hareketlilik daha da artacak zira yeni yıl ile birlikte vergi zamları dolayısıyla pahalılık ve Döviz fiyatlarında ki yukarı trend daha da artacak…

Yine Hatırlayın! Bir gece de TEOG Sınav Sistemi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ikazı ile kalkmadı mı? O dönemde de Milli Eğitim Bakanlığını Milli Eğitim mi? FETÖ Eğitimi mi? diye eleştirmiştim.Zira 16 Yıldır İktidardaydık, Ancak Muktedir değildik! Ders kitaplarında onlarca hata nedense bu sene daha da artmıştı! Ve tabi yine Cumhurbaşkanımız Ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan buna da müdahale etmek zorunda kaldı.

Geçtiğimiz yıl bir anda Hükümet araç cam filmini serbest bıraktı. Araç sahiplerinin bir çoğu 400-500 tl gibi paralar ödeyerek bu filmleri araçlarına taktırdılar. Sonuç? Biranda Cam filmi uygulaması yasaklandı ve Emniyet ekipleri önüne gelene cezayı bastı! Sonra, Millet feryat figan! Belirli kıstaslar ve özellikler konmadan verilen izinler bu defa da emniyet güçleri için sorun teşkil edince yine Cumhurbaşkanımız Ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan buna da müdahale etmek zorunda kaldı. Belirli standartlar getirilmek üzere çalışmalar başladı ve Kesilen cezalar iptal edildi. Peki o cezaları ödeyenler ve cam filmini söktürenler ne oldu? Geçmiş olsun!

Vatandaş geriliyor!!!

Ancak gerilme bununla da sınırlı değil!

15 Temmuz işgal girişiminin ardından tam 16 ay geçmesine rağmen, Bu İşgal girişiminin en önemli ayaklarından birisi bildiğiniz üzere Çengelköy‘de yaşandı ve Çengelköy‘de 13 Şehit verdik, 106 tane de gazimiz var.Hala Çengelköy iddianamesi hazır değil. Hani Tek Tip kıyafet uygulaması nerede diyoruz ya! Bırakın tek tip kıyafeti Çengelköy’de yaşanan İşgal girişiminin daha İddianamesi bile ortada yok! İdam Yasası için sürekli olarak Cumhurbaşkanımız Ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan getirin önüme “İMZALARIM” diyor ya, Onu da DUYAN YOK!

Çankırı’daki FETÖ ana davasında, “Terör Örgütü Üyesi olmak, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, terör örgütünün propagandasını yapmak, Terörizmin finansmanının önlenmesini düzenleyen 6415 sayılı kanuna aykırı davranmak, Türk Ticaret Kanununa muhalefet” gibi gerekçelerle SANIK olarak yargılaması devam eden Çankırı eski Milletvekili İdris Şahin’in, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcılığı’na atanıyor. Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ise “EFENDİM O AKLANDI” denildiği kulislerde yankılanıyor! Atamaya itiraz edenlere ise Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oluruyla atandı denildiği kulislerde konuşuluyor!

Bu olaylardan önce de biliyorsunuz bir Şaban Dişli olayımız vardı! Allah’tan ki Belediye Başkanlarının İstifa sürecinde sürpriz şekilde istifa etti de, Sıkıntı aşıldı. Bakalım İdris Şahin için süreç nasıl işleyecek?

Unutmadan!

MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin ateş çemberi içerisine itilmek üzere olduğunu görüyor ve 2019 seçimlerine kadar ki süreçte Ak Parti’ye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a koşulsuz destek vereceğini ifade ediyor ve Cumhurbaşkanımız ve  Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bu talebe olumlu yanıt veriyor. Zira o da biliyor ki Ak Parti’de bir takım şeyler iyi gitmiyor…

Kimse inanmıyor Anket Şirketlerinin açıkladığı Ak Partinin oy oranının %51’lerde olduğuna….

Bir Meclis Başkanlığı Adaylık süreci yaşadık Malum!

Cumhurbaşkanımız ve  Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya ziyareti öncesi havaalanında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Ak Partinin adayının İsmail Kahraman olduğunu “Sizlerle birlikte ben de yeni öğrendim! Bize de Hayırlı olsun demek düşer.” sözü önemsenmeli mi?! Yoksa önemsenmemeli mi?!

Meclis Başkanlığı için talebinin olduğunu bildiğimiz Burhan Kuzu ise “Şu abi, bu abi, hepsinin hukuku korundu. Ancak sıra kardeşe gelince bir türlü bu hukuk korunmuyor. AK Parti’de kardeş hukuku ne olacak“ diye dert yanıyor!

AK Partinin Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya basın toplantısı yapıyor ve kameralar önünde Belediyelerde ki değişimlerin tamamlandığını açıklıyor, Bu açıklamanın yapıldığı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir gurup Belediye Başkanı ile bir araya gelen Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise değişimlerin süreceğinin mesajını veriyor!

Bir de bakıyorsunuz ki, Cumhurbaşkanımız ve  Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Yabancı Oyuncu konusunda bile Müdahil olmak zorunda kalıyor!

Peki neler oluyor?

İster Ak Partili olsun ister MHP tabanı olsun Cumhurbaşkanımız ve  Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvene dursun, Maalesef Ak Parti içerisinde bana göre bir şeyler pekte iyi gitmiyor!

Mevcut Abiler, Kendi düzenlerini devam ettirmek için bir takım kararlar alarak yollarına devam etmek isterken Geminin Kaptanını ya çok hafife alıyorlar, Yada biz yaptık oldu’ya getiriyor…

Abiler, Makamlarda fazla uzun süreli oturmaları hasebiyle olsa gerek, Çarkçı başı yada Tayfalar gibi kendileri olmazsa Kaptan’ın hiç bir şey yapamayacağını sanıp rol çalmaya çalışsa da! Unutmasınlar Yolcular, Tayfaya yada Çarkçı başına güvenerek o gemiye binmedi, Kaptan’a güvenerek bindi. Her yaptıklarını düzelten Kaptan bu gidişatla İlk limana yaklaştığında gemi personeli değiştirir ve yolcularıyla yeniden açık denizlere yol alır.

Zira, Yolcuların isyan etmesine artık ramak kaldı….

Share
Share