İsrail’in Suudi Krallığı…

Allah (c.c.) “Biz sizleri kabilelere ayırdık ki, tanışıp kaynaşasınız diye.” der, Hz. Muhammed (s.a.s.) ise “Ümmetim 70 fırkıya bölünecek, bunlardan bir tanesi cennet’e girecek” hadisi şerifi vardır. İslam alimleri ise bulunduğumuz çağı Ahir Zaman olarak adlandırıyor…

Gavur diye tabir ettiğimiz ABD ve AB birlikteliklerini daim kılmak için sürekli yeni birlikler kura dursun, İslam alemi ise yeni parçalanmaların eşiğinde…

Adı üstünde Amerika Birleşik Devletleri, devletlerin birleşmesinden meydana gelmiş, Avrupa’ya baktığımız da ise Avrupa Birliği…

Bu arada Avrupa Birliği, NATO haricinde kendi içerisinde yeni bir Askeri Birlik kurmak için çalışmalara başladı bile…

ABD veya AB ülkeleri için en büyük şart Hristiyan olmak, Mezhebin, Rengin, Irkın çok önemli değil, Hatta hiç önemli değil, Yeter ki Hristiyan ol…

ABD Vatandaşı için ise köklerinin Avrupa’nın herhangi bir yerinden yada Afrika’dan olması da çok önemli değil, Yeter ki ABD Vatandaşlığı aidiyetini hisset…

Müslümanlar ise parçalana parçalana neredeyse mikro organizma seviyesine inecek…

Osmanlı İmparatorluğu içinde bulundurduğu halklar itibariye renk, dil,din,ırk,mezhep çeşitliliği kültürel zenginlik olarak kabul edilirken, parçalanırken de Hristiyanlar tarafından dil,din,ırk, mezhep çeşitliliği kullanıldı.

Osmanlı İmparatorluğunun günümüz ülkelerinin kaç tanesini bünyesinde barındırdığına önce bir bakalım;

Osmanlının, 501-600 Yıl yönettiği milletler-devletler

-Bulgaristan,  545 yıl,

-Sırbistan,  539 yıl,

-Karadağ,  539 yıl,

-Bosna-Hersek,  539 yıl,

-Hırvatistan,  539 yıl,

-Makedonya,  539 yıl,

-Kosova,  539 yıl,

401-500 Yıl yönettiği Milletler-Devletler

-Libya, 494 Yıl,

-Romanya,  490 Yıl,

-Moldova, 490 Yıl,

-Mısır, 459 Yıl,

-Arnavutluk,  435 Yıl,

-Ürdün, 402 Yıl,

-Filistin-İsrail, 402 Yıl,

-Suriye, 402 Yıl,

-Irak,  402 Yıl,

-Lübnan 402 Yıl,

-Yemen,  401 Yıl,

301-400 Yıl yönettiği Milletler-Devletler

-Gürcistan, 400 Yıl,

-Umman,  400 Yıl,

-Birleşik Arap, 400 Yıl,

-Katar, 400 Yıl,

-Bahreyn, 400 Yıl,

-S. Arabistan, 399 Yıl,

-Sudan, 397 Yıl,

-Kuveyt,  381 Yıl,

-Yunanistan, 363 Yıl,

-Somali, 350 yıl,

-Kenya sahili, 350 yıl,

-Etiyopya kısmen, 350 yıl,

-Ukrayna, 308 yıl,

-Tunus, 308 yıl,

-Cezayir, 303 yıl,

201-300 Yıl Yönettiği Milletler-Devletler

-Nijer kısmen, 300 yıl,

Mali, 300 yıl,

-Senegal, 300 yıl,

-Gine, 300 yıl,

-Rüyanın güney sahilleri, 291 yıl,

-Güney Kıbrıs, 293 yıl,

-Fas, 250 yıl,

-Batı sahra, 250 yıl,

-Moritanya, 250 yıl,

-Tanzanya, 250 yıl,

-Slovenya, 250 yıl,

101-200 Yıl yönettiği Milletler-Devletler

-Macaristan, 160 yıl,

-Voyvodia,  166 yıl,

-Mozambik, 150 yıl,

20-100 Yıl arasında yönettiği milletler-devletler,

-Polonya, 25 yıl,

-Belarus, 25 yıl,

-Letonya, 25 yıl,

-İran’ın batı kıyısı, 25 yıl,

-Slovekya, 20 yıl,

-Ermenistan, 20 yıl,

-İtalya’nın güney kıyıları, 20 yıl,

Hilafete bağlı yerler

-Hindistan Müslümanları, Pakistan,

-Doğu Bangladeş,

-Singapur,

-Malezya,

-Endonezya,

-Nijerya,

-Kemerun,

Bu ülkelerin ağırlığına baktığımızda Müslüman ülkeler çoğunlukta, Hristiyan olan ülkelerde ise İslami eserler ile insanlar İslama ısındırılmaya çalışılmış…

Bunların haricinde Osmanlı İmparatorluğu Donanmasının himayesine aldığı ülkeler de var, Onlar ise;

-Fransa,

-İspanya,

-İngiltere,

-Monako,

-Hollanda,

-Norveç,

-İzlanda,

-Cebeli tarık,

-Danimarka,

-İskoçya,

-Myanmar,

-Japonya,

-Almanya,

-Liechtenstein,

-San Marino,

-Çek Cumhuriyeti,(Eski Çekoslovakya)

Dönemin neredeyse tüm ülkeleri Osmanlı İmparatorluğuna bağlı kalmış ve onun himayesine sığınmış. 1. ve 2. Dünya savaşları sonrası İngiliz aklı Özellikle Afrika ve Arap yarımadasında dil,din,renk,ırk,mezhep olgusu üzerine çalışmış ve daha sonra ise bu olguyla birlikte doğal olmayan cetvelle çizilen sınırlar ile parçalanmanın temellerini atmış. İngiltere dediğimiz de aslında Birleşik bir Krallıktır. Kendileri için parçalanmayı asla kabul etmeyen günümüzde hala İrlanda ile sorunlar yaşayan Birleşik Krallık Müslümanları parça parça ederek kendisine bağlı devletçikler oluşturmuş…

Şimdiler de ise bu parçalanma Avrupa ve ABD’ye yetmediği gibi cetvelle sınırları çizilen ülkeler biraz daha küçük parçalara ayrılmasının çalışmaları yapılıyor…

Hatırlayacağınız üzere Katar Krizi ile başlayan süreç Suudi değişim ile devam etti. Ve en son olarakta ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasıyla başlayan Evangelist proje ile yeni bir evreye deviniliyor…

Suudi Arabistan bildiğiniz üzere Krallıkla yönetiliyor işin aslı ise kabile devleti. Kral Suudi Kabilesinden gelir. Ve yeni Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman,Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü ŞİMDİLİK! korumak için bir çok projeye imza atıyor. Tabii ki bu projeler Suudi halkı için her ne kadar şirin görünse de bunlardan bir kaç tanesi ki Sinema,Kadınlara araç kullanma izni ve Kadınların stadyuma girebilme izni verilmesi gibi olsa da işin arka plana baktığımızda çok enteresan şeyler görüyoruz…

İsrail'in Suudi Krallığı

Bunlardan en çarpıcı olanı ise  Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’e uzanan 26 bin 500 kilometre karelik büyük yatırım kenti  NEOM. Bu kent özel statü ile yönetilecek ve sadece Suudi Arabistan halkına değil, Tüm bölge halklarına hizmet verecek gibi algı çalışması yapılsa da konum itibariyle ve yönetimiyle aslında bu kentin İsrail’e hizmet edeceği çok açık…

Tanıtımı yapılan NEOM kentiyle birlikte İsrail ile Suudi Arabistan yakınlaşmasını bizler sezinlerken, ABD Başkanı Trump’ın İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıması sonrası Suudi Arabistan’ın ne tepki vereceğini beklerken bir anda İsrail’den Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a İsrail ziyareti için teklif geldi. Herkes ne cevap verilecek bu davete diye düşünedururken Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr’den İsrail’le herhangi bir diplomatik ilişkilerinin olmadığını ancak ilişkileri iyice gerilen Filistin ve İsrail’in iki devletin mevcudiyeti konusunda uzlaşmaya varması durumunda, Riyad’ın İsrail’le tam diplomatik bağ kurmak için bir ‘yol haritalarının’ olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr değerlendirmelerinde ayrıca Trump yönetimine de övgü göndererek “Trump hükümetinin İsrail ve Araplar arasında barışı sağlamak konusunda ciddi olduğuna inanıyoruz.” dedi.

Görüldüğü üzere Suudi Arabistan Krallığı, İsrail ile Filistin’e uzlaşın adı altında Arap dünyasına İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü kabul edin mesajı veriyor. Gerçi hoş bundan önce de Kasım ayı ortalarında Lübnan’da günlük bir gazete olan al-Akhbar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr’den Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’a İsrail’le ilişkilerin normalleşmesini planlandığı tarihsiz ve talihsiz bir mektup yayınlamıştı.

Anlaşılan o ki; Yeni Veliaht prens Muhammed bin Selman’ın NEOM Kent projesiyle başlayan İsrail aşkı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak Arap ülkeleri olarak tanınmasına dikte edilecek ilerlemiş vaziyette…

Peki bundan sonra ne olacak?

Osmanlı İmparatorluğunun içine kapsadığı ülkeleri lime lime parçalayan Hristiyan topluluğu, cetvelle çizdiği haritaları yeniden düzenlemenin peşinde. Bu operasyon’da en büyük yardımcıları ise maalesef Müslüman olarak bildiğimiz Suudi Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri…

Share
Share