CIA’nın derin adamı Henri Barkey…

Dünya’da ABD ve/veya İngiltere’nin herhangi bir şekilde içerisinde olmadığı bir DARBE veya DARBE GİRİŞİMİ var mı? diye öncelikli olarak sormak istiyorum. Çünkü her iki ülkenin de özellikle Ortadoğu’da biraz daha küçültülmüş ve biraz daha zayıflatılmış emir eri pozisyonuna getirilmiş, Her söyleneni yapan MİNİK devletçiklere ihtiyacı var!

Bu oluşumu hazırlarken gerek ABD gerekse İngiltere, O ülkeleri çok iyi bilen tanıyan hatta o ülkelerde doğmuş ama o ülkelere aidiyet bağı hissetmeyen kişilerden seçer…

Henri Jack Barkey’de bu kişilerden bir tanesi ve CIA’da üst seviyelere kadar yükselmiş bir isim…

Peki, Kimdir Bu Henri Barkey derseniz;

Aslen İzmirli bir Musevi. İstanbul doğumlu olduğu için Türkçeyi Anadili düzeyinde konuşabilen CIA’in gizli elemanı. Zira Eşi Elen Barkey’de CIA’nın üst düzey yetkilisiydi. Bu arada hemen söyleyeyim Henri Barkey. Fetullah Gülen’in ABD kalması ve korunması için her türlü girişimi yapan ve Terörist başı Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iadesine karşı olan isimlerden sadece bir tanesi.

Henri Barkey’in FETÖ aşkı da elbette ki tesadüf değil.Terörist başı Fetullah Gülen ile uzun yıllardır birlikte olduğu gibi yeşil kart alması için bizzat referans olmuştur.Bununla birlikte Henri Barkey İslam aleminin başına bela edilmek istenen “Ilımlı İslam” teorisyenlerindendir.

Henri Barkey, Terörist başı Fetullah Gülen’e bağlı Rumi Forum’un organizasyonlarında da profesyonel olarak görev yaptığı gibi Terörist başı Fetullah Gülen’in ABD’de oturum izni alması için referans olan diğer isimlerden eski CIA çalışanı Graham Fuller’in de yakın arkadaşıdır. İzmir asıllı ve İstanbul doğumlu olduğu için Türkçeyi Anadili düzeyinde konuşabilen Barkey, “Gülen’in CIA ile hiçbir bağlantısı yok” açıklaması da bir nevi hedef saptırma amacından ibarettir.

Aynı keza CIA’nın Türkiye şefi olduğu dönemde deOlası bir erken seçimde HDP baraj altında kalırsa İstanbul,Adana ve Mersin’de büyük olaylar yaşanacak” diyen kişidir.

Türkiye’deki darbe girişiminden iki gün önce 13 Temmuz 2016’da Amerikan Kongresi Dış İlişkiler Komisyonunda düzenlenen oturumda ana gündemlerden birinin Fethullah Gülen olduğu oturumda konuşmacılardan birisi de 15 Temmuz FETÖ Darbe kalkışmasında İstanbul BüyükAda’da olan eski CIA Danışmanı Henri Barkey’dir. Oturumu yöneten Dana Rohrabacher’in “Bu mesafeden baktığımda Gülen hareketi ülkemizdeki, kurucu atalarımız zamanına giden Mason örgütlenmesi gibi görünüyor. Atalarımız idealist insanlardı. Dediğim gibi rotari kulübü” demesi ve Henri Barkey’in orada olması dikkat çekicidir!

Atatürk Havalimanı kayıtlarına göre de Henri Barkey 15 Temmuz günü saat 10.24’te İstanbul’a geldi, 19 Temmuz saat 04.05’te çıkış yaptı. İstanbul’da BüyükAda’da Splendid Otelinde görüştüğü 17 kişilik gizemli isimler arasında Uluslararası Kriz Grubu’ndan İran uzmanı Ali Vaiz, Mısırlı araştırmacı Ahmed Morsy, ve FETÖ’den tutuklanan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyelerinden Bayram Sinkaya da bulunuyor.

Henri Barkey’in görüştüğü isimlere ve uyruklarına dikkat etmenizi istiyorum. Zira, Darbe Sonrası senaryoların nasıl işletileceği yerinde tespit edilerek uygulama safhasına geçileceği görmemek herhalde büyük hata olur! Mısır’da ki darbe sonrası nasıl hazırlanacak eylem planı birebir anlamda Türkiye’de uygulamaya direk sokulacaktı.

Henri Barkey’in Otel yetkilisine 15 Temmuz günü “Saat 16.00’da ve 18.00’de CNN International ve Amerika’nın Sesi’ne canlı bağlantı yapacağım. Bana gerekli altyapıyı sağlar mısınız?” dediğini de biliyoruz. Ama öte yandan da “Bu,Başarısız Darbe girişimi Türkiye’ye iyi gelmeyecek!” diye tehdit etmekten de geri durmadığını da…

Henri Barkey,19 Temmuz’da otelden ayrılırken resepsiyoniste üzerinde Pensilvanya yazılı bir çan bırakması, Ve Henri Barkey’in oteldeki bir garsona “Türkiye’ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı.” demesi 15 Temmuz darbe girişiminin CIA-Pensilvanya ortak girişimi bir Darbe girişimi olduğunu  gösterdiği gibi Gezi olayları ve HSBC Bank’a yapılan saldırıda da CIA’nın dolayısıyla Henri  Barkey’in parmağının olduğunu göstermiyor mu?

ABD İstanbul Başkonsolosluk görevlisi Metin Topuz ile Osman Kavala’yı tutuklatan İstanbul Başsavcılığı, CIA ajanı Henri Jack Barkey hakkında da yakalama kararı çıkarttı. ABD Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz ile Osman Kavala’nın da tutuklandığı soruşturma dosyasındaki bulgulara göre Henri Barkey’in tüm karanlık süreçlerde şüphelilerle Türkiye ve yurt dışında bir araya geldiği ve toplantılar yaptığı tespit edildi. Gezi şiddet eylemlerinde finansörlük yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Osman Kavala ile Henri Barkey’in bir çok kez görüştüğü tespit edildi…

Bu bağlamda İstanbul Başsavcılığının, Henri Barkey’in sadece 15 Temmuz darbe girişiminde değil, Gezi olaylarında da aktif olarak ortalarda görünmese de organizasyonların hazırlanmasında etkin rol oynadığını tespit ettiğini görüyoruz.

Henri Barkey’i biraz daha incelersek!

Amerikan Dışişleri Bakanlığında Türkiye, Kıbrıs ve Irak konularında uzman olarak çalıştığını, Graham Fuller’le birlikte Kürt Sorunu adlı kitabı yazdığını, PKK’nın Türkiye ve diğer üç bölge ülkesinden (İran, Irak, Suriye) toprak kopararak bağımsız Kürt devleti kurma projesine “Büyük, Küçük bölge ülkeleri Kürt taleplerini dikkate almalı” diyerek örtülü biçimde destek verdiğini de görüyoruz.

Henri Barkey’in PKK Terörist başı Abdullah Öcalan’ın 1998’de Suriye’den çıktıktan sonra onunla görüşmek üzere Graham Fuller’le birlikte Roma’ya gittiğini, PKK’nın ABD’deki temsilcisi Kani Gulam’a Öcalan’ın İtalya’da kalması için referans mektubu yazdığını da biliyoruz.Aynı zamanda Henri Barkey, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Washington’da yaptığı basın toplantısında da yer aldığını biliyoruz. Bu arada 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi öncesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da da uzunca bir dönem boy gösterdiğini de unutmayalım.

15 Temmuz 2016’dan tam bir yıl sonra ise Washington Post’ta Henri Barkey üzerinden bir yıl geçmesine rağmen darbe girişiminin gizemini koruduğunu yazdı. Darbe girişimini ise ‘Amatörce’ olduğunu ve çabuk söndüğünü dile getiren Henri Barkey, 15 Temmuz gecesi yaşananları ‘Belirsiz, Kafa karıştırıcı ve Çelişkili’ diye niteleyerek şimdiye kadar açıklanan bilgilerin tutarsız ve inanması zor olduğunu savundu.

15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü olan 15 Temmuz 2017’de ki makalesinde Henri Barkey’in, “Türk Ordusu nasıl darbe yapılacağını biliyor.” sözü ise dikkat çekicidir.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Henri Barkey’in Darbe girişimi için ‘Erdoğan’ın muhaliflerinden kurtulmasını sağlayan bir karşı darbe’ nitelemesini kullanması ve “Bu süreçte, orduyu savaşma kabiliyetini aşındırdı, onbinlerce masumu, bazı en iyi ve en parlak beyinleri hapse attı ve düşmanlarıyla karşıtlarının vatan haini olduğu paranoyak bir siyaset tarzını kurumsallaştırdı. Bu, sonunda Türkiye’ye iyi gelmeyecek”  sözü de yeni bir kalkışmanın olacağının işareti değil midir?

Henri Barkey’in 25 Eylül 2017’de IKBY’nin Bağımsızlık Referandumu için 2015 yılında “Kürtler bağımsız bir devlet istiyorsa kim onlara hayır diyebilir?” dediğini de unutmayalım. Kaldı ki bugün baktığımızda IKBY Lideri Mesud Barzani’nin açıklamalarından ABD’nin, IKBY’nin Bağımsızlık Referandumuna destek verdiğini ancak Türkiye ve İran’ın sert tepkileri sonrası geri adım attığını görmüyor muyuz? Mamafih, İsrail’in de desteklediği IKBY’nin Bağımsızlık Referandumu Büyük İsrail Projesi için Henri Barkey’e göre de büyük bir adımdı…

Henri Barkey’in hesabı 15 Temmuz’da Türkiye’de tutmadığı gibi IKBY’nin Bağımsızlık referandumunda da tutmadı. Zira, IKBY Referandum sonuçlarını önce askıya alalım dese de kimseye yaranamadı ve daha sonra ise Referandumu ve sonuçlarını ortadan kaldırmak zorunda kaldı. Hatta IKBY’nin eski Başkanı Mesud Barzani “ABD bizi sattı!” sözü son derece önemlidir.

Ancak IKBY Referandumunun sonuçları ne ABD’nin ne de Henri Barkey’in beklediği gibi olmasa da şu bir gerçek ki Türkiye’nin tutuklama kararı çıkarttığı Henri Barkey’in ve onunla aynı düşünce de olanlar hala ABD’nin, Ortadoğu ve Türkiye politikalarında söz sahibi olduğu ve olmaya devam edeceği…

Share
Share