YALNIZIM….

Mit Müşteşarı Hakan Fidan’ın tutuklanmak istenmesi sürecinden başlayarak gezi olayları, 17/25 Aralık süreci, döviz kurları üzerinden yapılan spekülasyonlar, PKK ve FETÖ Terör örgütleri olayları,Patlayan bombalar ve 15 Temmuz darbe kalkışma sürecinin kritik noktalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olan kurmaylarının,Bürokratlarının,Başbakanlarının ve Bakanlarının bir çok defa kendisiyle çelişen ifadelerine şahit olduk. Ve her seferinde bu aziz Millet Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer aldı.

Özellikle 17/25 Aralık sürecinden sonra toplumda “Dik dur Eğilme!” söylemi en üst seviyeye çıktı. Hatırlayın bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “YALNIZIM!” sözü üzerine toplum “Yalnız değilsin Erdoğan” söylemini üretti. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası toplum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlendi. Bu kenetlenen yapı sadece Ak Partili bir kitle değildi. Hatta 15 Temmuz darbe girişimi sonrası “İdam isteriz!” sloganları atanlarda sadece Ak Partili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan taraftarları değildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Yalnızım!” demişti bir kere ve bu söylem devam etti. Toplum ise FETÖ Terör örgütünün toplumun tüm katmanlarına sirayet ettiğini görüyor ve şahit oluyordu. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ise her kesimden kişilerin FETÖ Terör Örgütü üyeliğinden gözaltına alınmasına hatta tutuklanmasına rağmen 15 Temmuz darbe girişimi sonrası “Yanılmışım!” diyen daha sonra ise ısrarla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a zehir zemberek sözler sarf eden ve sonra nasıl olduysa önce yumuşayan akabinde de oğlu Milletvekili aday olanlardan hesap sorulmamasının faturasını vatandaş Ak Partiye kesti.

15 Temmuz darbe girişimi toplum açısından bir travmaydı. Kimisi şehit oldu gözü yaşlı aileler kaldı, Kimisi gazi oldu ve inanılmaz ve tarif edilmez acılar çekti. Hala da o acıları çekenler var mı? VAR…

24 Haziran seçimlerini ise halk, biran evvel siyasette FETÖ Terör örgütü ile daha önce bağlantısı olanlardan hesap sorulması için bir fırsat olarak gördü. Özellikle Aday adaylığı sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “YALNIZIM!” söylemi üzerine bir çok şehit ve gazi yakını başta olmak üzere toplumun bir çok katmanından Ak Parti Milletvekilliği için aday adaylık başvurusu geldi. Bu aday adayları ise özellikle söylüyorum toplumun her katmanın dandı. Evet İşçisi de vardı ama Doktoru’da vardı, İş adamı da vardı, Mühendisi de vardı,Bürokratı da vardı, STK Başkanları da vardı,Anlayacağınız vardı da vardı…

Peki bu Aday adaylarına ne oldu?

3’er 5’er dakikalık görüşmelerle bu adayların üzeri çizildi. Peki, Kimler aday oldu? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “YALNIZIM!” söylemini ürettiği dönemde sürekli yanında olan bir çok defa Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tezat açıklamalar yapan Bakanlar,Milletvekilleri ve bu bakan ve milletvekillerine yakın olan kişiler aday oldu.

Listeler ilk açıklandığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “YALNIZIM!” söyleminde emeği geçenlerin tamamının Milletvekili listelerinde yer almasını açıkça söylemek gerekirse vatandaş cezalandırdı. Özellikle Ak Parti seçmeni sürekli şu soruyu sordu! Madem Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnızdı! Nasıl bu yalnızlığına sebep olan kişiler Milletvekili adayı olmuştu?

24 Haziran seçimlerinde toplumun her kesiminde yeni ve daha önce hiçbir şekilde hiç bir suretle FETÖ Terör örgütü ile yan yana gelmemiş, tabiri caizse sıfır kilometre adaylar görmek istedi vatandaş. Ancak 24 Haziran seçimlerine kadar FETÖ Terör örgütü ile mücadelede “YALNIZIM!” söylemi diğer taraftan da mevcut milletvekili ve Bakanların tamamına yakınının aday gösterilmesi vatandaşın sabrını taşırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir cam filmi olayından tutunda MTV zammına varıncaya kadar her şeye müdahil olmak zorunda kalmıştı. Yurt dışı ile ilgili sorunları çözmeye çalışırken öte yandan vatandaşın cam filmi isyanına müdahil olmak! Yada bir yandan döviz kurları üzerinde ki spekülasyonları çözmeye çalışırken öte yandan Milli Eğitimin TOEG sorununa yada Futbola el atmak?!

Bu ve buna benzer bir çok ikilik açıklamaları vatandaş not etti! Ayrıca,

Taşeron konusunda onlarca uyarımıza rağmen olan sistemi daha da çorba haline getirip bakın taşeron sorununu çözdük demek! Siz çözdük diyorsunuz ama sorunu yaşayanlar işin daha da karmaşık hale geldiğini bizzat yaşıyor! Yada İdam yasası ve Mahkumlara tek tip kıyafet sorunu! Her ikisini de yapamayacağınızı bile bile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önüne koymak! Bedelli Askerlik konusu yada Süresiz nafaka sorunu,Ya da sözleşmeli öğretmenler sorunu,Emeklilikte yaşa takılanlar,Yada katsayı sorunu gibi daha bir çok sorun tabiri caizse halının altına süpürüldü….

Aslında bu ve buna benzer daha bir çok sıkıntıyı dile getirebilirim,Ancaaaakkkk Vatandaş bunca sorunun her zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından çözüleceğine inancı olmasına rağmen aynı yüzlerin yeniden Milletvekili adayı olmasını kabul etmedi ve Ak Partiye tabiri caizse çizgiyi attı! Neden ak parti oyları düştü sorusunun cevabı işte budur.

Siyasette FETÖ ile Mücadelenin tamamen yapıldığına ve siyasetin FETÖ Terör örgütünden temizlendiğine vatandaş inanmıyor. Hali hazırda ki Bakan ve Milletvekillerinin de bu sorununu çözeceğine inanmıyor. İşte bu yüzden Ak Parti kaybederken Cumhurbaşkanı Erdoğan kazandı.

1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçimlerde AK Parti 317 vekil çıkarırken %49,5 oy oranı olan Ak Partinin oy oranı %42,5’a düşmüş yetmemiş Milletvekili sayısı ise 295’e düşmüş gibi görünse de aslında kayıp daha büyük! Şöyle ki bir önceki mecliste 550 olan milletvekili sayısı 600’e çıktı. haliyle 550 Milletvekilli bir mecliste %50’nin üzerinde bir çoğunluğa sahipken şuan mecliste %50 çoğunluğa bile sahip değilsiniz. Ayrıca, BBP Adaylarına yer açmak için Ak Partili adaylar ötelendi ve bu da aslında ak partili seçmeni rahatsız etti ve sonuç olarakta Ak Parti Milletvekilleri arasında ittifaktan dolayı sadece BBP Başkanı Mustafa Destici Ak Parti sıralarından Milletvekili oldu.Diğer BBP’li Milletvekili adayları seçilememiş olsa da mevcut ak partili seçmen bu duruma tepki koydu.

Bununla birlikte HDP’nin meclise girmesinin kısmen sorumlusu CHP ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu desek de HDP’nin meclise girmesinin en büyük etkenlerden bir tanesi de Ak Partinin aday tercihleriyle de alakalı.Haliyle HDP’nin meclise girmesini sadece CHP’ye bağlamak oldukça büyük bir hata olur. Doğu ve Güneydoğu’da oy kaybına uğrayan HDP batıda oy oranını artırmasını CHP’ye bağlayabilirsiniz ancak Doğu’da doğru adayları göstermediğinizde sorun sizde demektir. Bu tezime karşı çıkanlara 15 Temmuz gecesi D.Bakır sokaklarında darbe karşıtı gösterileri hatırlamalarını tavsiye ederim…

İşin özü Ak Parti, Milletvekili adayları seçilirken yapılan hatalardan dolayı hem meclisteki çoğunluğunu kaybetti hemde HDP’nin yeniden meclise girmesinde etken oldu. Ama öte yandan da gerek MHP tabanı gerekse Ak Parti tabanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a desteğini devam ettirdi.

AK Parti: %42,56  MHP:%11,10 olarak toplamda CUMHUR İTTİFAKI: %53,66 oy aldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ise %52.40 oy oranı çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakından %1,26 eksik aldı. Belki küçük gibi bir oran gibi görünse de büyük bir oran. Peki bu fark nereden ve nasıl oluştu diye de sormak lazım. MHP Tabanının tamamının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy verdiğini kabul edersek ki bence öyle, hali hazırda Ak Partide Milletvekilliğinde oylarını Ak Partiye veren ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’a vermeyen bir %1,26’lık kesim var. Bu kesim acaba FETÖ’nün memnun olduğu adayları desteklemesi olarak yorumlandırabilir mi sizce? İşte bu yüzden Ak Parti’de aday sorunu üzerinde durmak lazım diyorum.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Ak Partiye bu destek nereye kadar?

2019 Mahalli seçimlerinde de mevcut Belediye Başkanlarıyla Ak Parti yola devam kararı alırsa işte bu destek hem Ak Parti için hemde Cumhurbaşkanı Erdoğan için oraya kadar.Çünkü seçmen çok açık ve net bir şekilde mesajı verdi.Ak Parti seçmeni değişim istedi. Ve bu değişim gerçekleşmediği takdirde 2019’da Ak Partinin oylarının daha da düşme trendine gireceğini görmemek hata olur…

Her şeye rağmen ben umutsuz değilim çünkü;

Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk defa balkon konuşmasına tek çıktı ve bu başlı başına bir mesajdı, yaptığı balkon konuşmasında ise “Mesajı aldık.”dedi.

Son olarak seçimin galibi kim diye soracak olursanız,

“YALNIZIM” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan…

Share
Share